Düzce'deki çalışanları da ilgilendiriyor: Yıllık izinde Yargıtay'dan kritik karar
Yargıtay, işçinin kendi talebi ve rızasıyla 10 günden kısa kullandığı yıllık izinlerin tek başına haklı fesih nedeni oluşturmayacağına hükmetti.
Düzce'deki çalışanlar ve işverenler dahil milyonlarca kişiyi ilgilendiren yıllık izin uygulamasında Yargıtay'dan dikkat çeken bir karar çıktı.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin kendi talebi ve rızasıyla 10 günden kısa süreler halinde kullandığı yıllık izinlerin tek başına iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi için yeterli olmadığına hükmetti.
Karar, özellikle yıllık izinlerini birkaç günlük parçalar halinde kullanan çalışanlar açısından önem taşıyor. Ancak karar, “10 günden kısa kullanılan her yıllık izin otomatik olarak hukuka uygundur” anlamına gelmiyor.
9 yıla yakın çalışan işçi dava açtı
Uyuşmazlık, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında gümrük müşavir yardımcısı olarak çalışan bir işçinin açtığı davayla başladı.
İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin iş yoğunluğu gerekçesiyle reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla 6 gün yıllık izin kullandırıldığını ve kullanılmayan yıllık izinlerinin bulunduğunu ileri sürdü.
Çalışan, yıllık izinlerinin gerektiği şekilde kullandırılmadığını öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu ve kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödenmesini talep etti.
Yerel mahkeme işçiyi haklı buldu
İlk Derece Mahkemesi, dosyadaki izin belgelerine göre çalışanın toplam 48 gün yıllık izin kullandığını ve kıdem süresi dikkate alındığında 130 gün yıllık izne hak kazandığını belirledi.
Mahkeme, işçinin haklı nedenle fesih yaptığı sonucuna ulaşarak kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı taleplerini kabul etti.
İşverenin itirazının ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesine taşındı. İstinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından uyuşmazlık Yargıtay'ın önüne geldi.
Yargıtay'dan farklı karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise dosyadaki yıllık izin belgelerini ve tarafların iddialarını değerlendirdikten sonra farklı bir sonuca ulaştı.
Yüksek Mahkeme, kullanılan yıllık izin süreleri 10 günden kısa olsa da bunların işçinin talebi ve rızası doğrultusunda bölündüğünün anlaşıldığına dikkat çekti.
Dosyada çalışanın daha uzun süre yıllık izin kullanmak istediğini yazılı olarak bildirdiği halde işveren tarafından daha kısa izin kullanmaya zorlandığının ispatlanamadığı belirtildi.
Aynı şekilde işverenin çok uzun süre hiç izin kullandırmadığı veya işçinin izin talebini gerekçesiz biçimde reddettiği iddiasının da somut olayda kanıtlanamadığı değerlendirildi.
10 günden kısa izin tek başına yeterli görülmedi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık iznin işçinin kendi talebiyle 10 günden kısa sürelerde kullanılması halinde de geçerli kabul edilebildiğine ilişkin yerleşik uygulamasına işaret etti.
Bu nedenle somut olayda kısa süreli izin kullanılmış olmasının tek başına işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı vermediği sonucuna ulaşıldı.
Yargıtay, çalışanın gerçekleştirdiği feshin haklı nedene dayanmadığını belirleyerek kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti ve alt derece kararını bozdu.
Çalışanın rızası kritik önem taşıyor
Kararın en önemli noktalarından biri, yıllık iznin kısa sürelerde kullanılmasının nasıl gerçekleştiği.
Karar, işverenlerin çalışanların yıllık izinlerini dilediği şekilde sürekli kısa parçalara bölebileceği anlamına gelmiyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesinde işçinin talebi ve rızası ile daha uzun süre izin kullanmak istediği halde bunun işveren tarafından engellenip engellenmediği önem taşıyor.
Dolayısıyla her yıllık izin uyuşmazlığının kendi koşulları ve delilleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekiyor.
Düzce'deki çalışanları da ilgilendiriyor
Yargıtay kararı yalnızca belirli bir kentteki çalışanlara yönelik değil. İş hukuku kapsamında Türkiye genelindeki çalışma hayatını ilgilendirdiği için Düzce'deki özel sektör çalışanları ve işverenler açısından da önem taşıyor.
Özellikle yıllık iznini birkaç günlük parçalar halinde kullanan çalışanların, izin talepleri ve onay süreçlerine ilişkin kayıtları saklaması olası uyuşmazlıklarda önem kazanabiliyor.
Karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 28 Nisan 2026 tarihli, 2026/1495 Esas ve 2026/3952 Karar sayılı dosyasında yer aldı.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Düzce’de cuma sabahına dikkat: Elektrik kesintileri saat 05.00’te başlayacak




Son Haberler
Düzce'deki çalışanları da ilgilendiriyor: Yıllık izinde Yargıtay'dan kritik karar



