Düzce Hür Haber
Düzce Hür Haber
Açık
Düzce · 19°C
Bizi Takip Edin
20 Ağustos 2026 - 00:19

Denizin dibinden 80 tonluk dev taşlar çıkarıldı: İskenderiye Feneri yeniden doğuyor

Akdeniz'in derinliklerinde yüzyıllardır duran 70-80 tonluk 22 dev blok, İskenderiye Feneri'nin sırlarını çözmek için inceleniyor. Hedef, antik harikanın dijital ikizini oluşturmak.

0 Paylaşım
Denizin dibinden 80 tonluk dev taşlar çıkarıldı: İskenderiye Feneri yeniden doğuyor

Antik dünyanın en görkemli yapılarından İskenderiye Feneri'ni yeniden anlamaya yönelik çalışmalar, Akdeniz'in altında bulunan dev taş bloklarla yeni bir boyut kazandı.

Mısır'ın İskenderiye kıyılarındaki su altı kalıntılarında yürütülen PHAROS projesi kapsamında, ağırlıkları 70 ile 80 ton arasında değişen 22 dev mimari blok deniz tabanından çıkarılarak bilimsel yöntemlerle inceleniyor.

Araştırmacıların amacı tarihi yapıyı fiziksel olarak yeniden inşa etmek değil. Binlerce yıllık parçalar yüksek çözünürlüklü yöntemlerle dijitalleştirilerek, Antik Dünya'nın Yedi Harikası arasında gösterilen İskenderiye Feneri'nin bilimsel verilere dayanan üç boyutlu dijital ikizi oluşturulacak.

Dev taşlar 80 tona ulaşıyor

Operasyon kapsamında deniz tabanından çıkarılan 22 bloğun büyüklüğü dikkat çekiyor.

Aralarında anıtsal kapının lento ve söveleri, eşik ve büyük taban blokları bulunan taşların bazılarının ağırlığı 80 tona kadar çıkıyor.

Araştırmacılar ayrıca daha önce bilinmeyen, Mısır tarzında bir girişe sahip anıtsal bir pilona ait parçaları da belirledi. Yapı elemanlarının Mısır mimari özellikleriyle Yunan yapı tekniklerini bir araya getirmesi, Helenistik dönem İskenderiye'sinin çok kültürlü yapısına ilişkin önemli bilgiler sağlıyor.

Dev bir yapboz gibi birleştirilecek

Sudan çıkarılan dev taşların her biri ayrıntılı olarak belgeleniyor.

Fotogrametri yöntemi kullanılarak taşların çok sayıda görüntüsü çekiliyor ve bunlardan hassas üç boyutlu modeller oluşturuluyor.

Yeni modeller, önceki çalışmalarda dijitalleştirilen 100'den fazla su altı kalıntısıyla bir araya getirilecek.

Araştırmacılar böylece binlerce yıl önce ayakta duran fenerin parçalarını dev bir dijital yapboz gibi yeniden konumlandırmayı amaçlıyor.

İskenderiye Feneri dijital ortamda yeniden doğacak

Çalışmalar PHAROS projesi kapsamında yürütülüyor.

Bilimsel çalışmalara Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'ne (CNRS) bağlı İskenderiye Araştırmaları Merkezi'nden arkeolog ve mimar Isabelle Hairy liderlik ediyor.

Toplanan üç boyutlu veriler mühendisler tarafından işlenerek yapının nasıl inşa edildiği, dev taşların birbirine nasıl bağlandığı ve fenerin zaman içerisinde nasıl yıkıldığına ilişkin bilimsel modeller geliştiriliyor.

Projenin nihai hedeflerinden biri ise İskenderiye Feneri'nin ayrıntılı bir sanal modelini oluşturmak. Böylece bugün fiziksel olarak var olmayan antik yapının dijital ortamda yeniden görülebilmesi hedefleniyor.

Deniz altında binlerce tarihi parça bulundu

İskenderiye Feneri'nin su altında kalan kalıntıları üzerindeki araştırmalar yeni değil.

Bölgedeki sistematik su altı araştırmaları özellikle 1990'lı yıllarda hız kazandı. Yapılan çalışmalarda deniz tabanında sfenkslerden sütunlara, dikilitaşlardan dev granit bloklara kadar binlerce arkeolojik unsur belgelendi.

Yıllara yayılan araştırmalar bugün gelişmiş üç boyutlu görüntüleme ve bilgisayar modelleme teknolojileriyle devam ediyor.

Antik Dünya'nın Yedi Harikası'ndan biriydi

İskenderiye Feneri, Antik Dünya'nın Yedi Harikası arasında yer alıyor.

MÖ 3. yüzyılın başlarında inşa edilen dev yapı, yüzyıllar boyunca Akdeniz'deki gemiler için önemli bir denizcilik işareti görevi gördü.

Yüzyıllar boyunca çeşitli depremlerden zarar gören yapının özellikle 1303'teki büyük depremden ağır biçimde etkilendiği, sonrasında yeniden inşa girişimlerinin sonuçsuz kaldığı ve fenerin zamanla tamamen terk edildiği belirtiliyor. Yapının kalıntılarının önemli bölümü bugün Akdeniz'in altında bulunuyor.

Taşlardan çok daha fazlasını anlatıyor

Araştırmacılar için 70-80 tonluk blokların önemi yalnızca büyüklüklerinden kaynaklanmıyor.

Taşların konumları, bağlantı noktaları ve mimari özellikleri, yaklaşık iki bin yıl önce böylesine büyük bir yapının hangi mühendislik yöntemleriyle inşa edildiğini anlamaya yardımcı oluyor.

Dijital model tamamlandığında bilim insanları fenerin farklı rekonstrüksiyonlarını test edebilecek ve yapının mimarisine ilişkin bugüne kadar cevaplanamayan bazı sorulara yeni yanıtlar arayabilecek.

İskenderiye açıklarında yürütülen çalışmalar, denizin altında yüzyıllardır duran dev kalıntıları modern teknolojiyle yeniden bilim dünyasının gündemine taşırken, insanlık tarihinin en ünlü yapılarından birinin dijital ortamda yeniden hayat bulmasının önünü açıyor.

#i̇skenderiye feneri #i̇skenderiye feneri taşları #80 tonluk taşlar

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!