Akçakoca belediye başkanları 17 yılda ne yaptı? İşte ilçenin belediyecilik karnesi
Akçakoca’da 17 yılda başkanlar ve partiler değişti. Yatırımlardan borçlara, turizmden altyapıya ilçenin belediyecilik karnesini mercek altına aldık.
Akçakoca'da son 17 yılda belediye başkanlığı koltuğuna farklı siyasi partilerden isimler oturdu. Fikret Albayrak, Cüneyt Yemenici, Mehmet Okan Yanmaz ve yeniden Fikret Albayrak dönemlerinin ardından, 2026 yılında belediye yönetimi bu kez Başkan Vekili Alev Balcı Ünal'a geçti.
İsimler değişti. Partiler değişti. Projeler açıklandı, yatırımlar yapıldı, krediler kullanıldı, tesisler hizmete girdi, bazı projeler sonraki yönetimlere kaldı. Her yeni dönemde ise geçmiş yönetimlerin mali tablosu yeniden tartışıldı.
Peki bütün bu değişimin ardından Akçakoca bugün nerede?
Düzce Hür Haber, 2009'dan Ağustos 2026'ya uzanan belediyecilik dönemini; seçim sonuçlarından yatırımlara, belediye borçlarından yerel basına yansıyan tartışmalara, altyapıdan turizme kadar farklı başlıklarda mercek altına aldı.
Ortaya çıkan tablo ne “17 yılda hiçbir şey yapılmadı” denilecek kadar basit ne de bütün temel sorunların çözüldüğünü söylemeye izin verecek kadar tartışmasız.
Asıl soru başka:
17 yılda önemli yatırımlar yapılmasına rağmen Akçakoca neden bugün hâlâ bazı temel sorunları konuşuyor?
2009: Fikret Albayrak dönemi başladı

29 Mart 2009 yerel seçimlerinde CHP adayı Fikret Albayrak 4 bin 643 oy ve yüzde 34 oy oranıyla Akçakoca Belediye Başkanı seçildi. AK Parti adayı Nazmi Çiloğlu yüzde 30,2, MHP adayı Mehmet Okan Yanmaz ise yüzde 27,4 oy aldı.
Böylece Akçakoca'da Fikret Albayrak'ın ilk belediye başkanlığı dönemi başladı.
Bu dönemde terminal, yol, sahil, su altyapısı ve belediye araçları gibi farklı alanlarda yatırımlar gündeme geldi.
Albayrak'ın 2013 yılında yaptığı mali değerlendirme, dönemin yatırımlarını anlamak açısından önemli bir kayıt niteliğinde.
Albayrak; terminal inşası için 3,7 milyon TL, asfalt için 1,5 milyon TL, baskı beton uygulamaları için 1 milyon TL, sahil projesi için 2 milyon TL, Arabacı Köyü su deposu ve isale hattı için 1,5 milyon TL, araç parkının iyileştirilmesi ve araç alımları için 1,1 milyon TL, işçi tazminatları için ise 1 milyon TL olmak üzere yaklaşık 12 milyon TL kredi kullanıldığını açıklamıştı.
Albayrak aynı açıklamasında ödemelerde problem bulunmadığını savunmuştu.
Dolayısıyla Albayrak'ın ilk dönemini yalnızca siyasi söylemler üzerinden değerlendirmek doğru değil. Akçakoca'ya fiziksel yatırımların yapıldığı, aynı zamanda bunların bir bölümünün kredi finansmanıyla gerçekleştirildiği bir dönem söz konusu.
Fakat Akçakoca'nın sonraki yıllarında yaşanan tartışmalar, bir belediye yatırımının yalnızca yapılmasının değil, finansmanının ve sonraki yıllardaki sürdürülebilirliğinin de önemli olduğunu gösterecekti.
2014: Akçakoca tercihini değiştirdi
30 Mart 2014 seçimlerinde belediye CHP'den AK Parti'ye geçti.
AK Parti adayı Cüneyt Yemenici 5 bin 391 oyla yüzde 36,3'e ulaşırken, MHP adayı Mehmet Okan Yanmaz 5 bin 145 oy ve yüzde 34,7'de kaldı. Fikret Albayrak ise CHP adına 3 bin 896 oy ve yüzde 26,3 aldı.
Seçim yalnızca 246 oy farkla sonuçlandı.
Böylece Cüneyt Yemenici'nin 2014-2019 dönemi başladı.
Yemenici döneminde altyapıdan meydana uzanan yatırımlar

Yemenici döneminde yol, altyapı, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının yanı sıra Merkez Camii çevresi ve meydan düzenlemesi gibi yatırımlar gerçekleştirildi.
Daha sonra belediyenin yaptığı bir açıklamada, Yemenici döneminde Merkez Camii Meydan Düzenlemesi ve Peyzaj Projesi için 2017 yılında 5 milyon TL kredi kullanıldığı; sıcak asfalt ve kilit parke için 3,9 milyon TL, kanalizasyon ve yağmur suyu hatları için de kredi kullanıldığı belirtildi.
Aynı açıklamada belediye ulaşımında kullanılmak üzere dört otobüs için kredi çekildiği bilgisi de yer aldı. Ancak söz konusu rakamların Yanmaz yönetiminin Yemenici'ye cevap amacıyla yayımladığı açıklamada bulunduğunun altını çizmek gerekiyor. Bunlar iki yönetim arasındaki siyasi ve mali tartışmanın parçası olarak değerlendirilmelidir.
Yemenici döneminden kalan projeler daha sonraki yıllarda da siyasi tartışmaların konusu oldu.
Ancak 2019 seçimleriyle birlikte Akçakoca'da yalnızca belediye yönetimi değişmeyecek, belediyenin borcunun ne kadar olduğu konusunda yıllarca sürecek tartışmanın da yeni perdesi açılacaktı.
2019: Okan Yanmaz kazandı

31 Mart 2019 yerel seçimlerinde MHP adayı Mehmet Okan Yanmaz 6 bin 911 oy ve yüzde 41,48 ile belediye başkanlığını kazandı.
AK Parti adayı Cüneyt Yemenici 5 bin 484 oy ve yüzde 32,91'de kalırken, CHP adayı Fikret Albayrak 3 bin 930 oy ve yüzde 23,59 aldı.
Yanmaz göreve geldikten sonra seçim dönemindeki vaatlerinden biri olan belediye başkanlığı makam kapısının kaldırılmasıyla kamuoyunun karşısına çıktı.
Ancak kısa süre içerisinde Akçakoca'nın gündemine çok daha büyük bir konu oturdu:
Belediyenin borcu.
Aynı belediye, iki farklı borç rakamı
Nisan 2019'da Yanmaz yönetimi Akçakoca Belediyesi'nin borcunun 120 milyon TL'yi aştığını açıkladı.
Görevi devreden Cüneyt Yemenici ise buna itiraz etti.
Yemenici, 29 Mart itibarıyla belediyenin borcunun yaklaşık 70 milyon TL olduğunu savundu ve uzun vadeli faizlerin de toplam borç gibi gösterildiğini ileri sürdü.
Akçakoca kamuoyu böylece ilginç bir tabloyla karşı karşıya kaldı:
Aynı belediye. Aynı devir teslim. Ama kamuoyuna açıklanan iki farklı mali tablo.
Aradaki fark yaklaşık 50 milyon TL seviyesindeydi.
Bu tartışma sonraki yıllarda kapanmadı.
Tam tersine büyüdü.
2022'de borç kavgası yeniden başladı
Yanmaz yönetimi 2022 yılında yaptığı açıklamada belediyeyi Yemenici'den 130 milyon TL borçla devraldığını ve üç yılda borcu 75 milyon TL seviyesine indirdiğini savundu.
Açıklamada önceki dönemde kullanılan krediler, kalan taksitler, elektrik borçları ve müteahhit-esnaf borçları tek tek sıralandı.
Burada önemli bir gazetecilik ayrımı gerekiyor:
130 milyon TL rakamı bağımsız bir denetim sonucundan değil, Yanmaz yönetiminin açıklamasından geliyor.
Çünkü Yemenici daha önce farklı bir rakam açıklamıştı.
Dolayısıyla 2019-2022 döneminin mali tartışmalarında tek bir rakamı tartışmasız gerçek kabul etmek yerine, tarafların kamuoyuna açıkladığı farklı hesaplama yöntemlerini birlikte görmek gerekiyor.
Yerel basında eleştiriler sertleşti
Yanmaz döneminin ilerleyen yıllarında eski Başkan Cüneyt Yemenici'nin eleştirileri giderek sertleşti.
Yemenici, Yanmaz yönetiminin performansını ağır ifadelerle eleştirirken kentsel dönüşümden belediye yatırımlarına kadar birçok başlıkta mevcut yönetime yönelik açıklamalar yaptı. Bunlar Yemenici'nin siyasi değerlendirmeleriydi; bağımsız bir performans denetimi niteliği taşımıyordu.
2023'e gelindiğinde ise tartışmalar belediyenin finansman arayışları ve taşınmazları üzerinden devam etti.
Yerel basına yansıyan tartışmalarda Yemenici ve Fikret Albayrak, Yanmaz yönetiminin belediye politikalarını sert biçimde eleştirdi. Yanmaz yönetimi ise borcu düşürdüğünü savundu ve kendisine yöneltilen eleştirilere karşılık verdi.
Yani Akçakoca'da belediye yönetimi değişmişti ancak “Belediyeyi kim ne kadar borçlandırdı?” tartışması değişmemişti.
2024: Sandıktan yeniden Fikret Albayrak çıktı
31 Mart 2024 seçimleri Akçakoca'da bir başka yönetim değişikliğine sahne oldu.
CHP adayı Fikret Albayrak 6 bin 131 oy ve yüzde 37,41 ile seçimi kazandı.
AK Parti adayı Osman Cumur 5 bin 877 oy ve yüzde 35,86 alırken, mevcut Belediye Başkanı Mehmet Okan Yanmaz MHP'den 3 bin 220 oy ve yüzde 19,65'te kaldı.
Albayrak böylece 2009'dan sonra ikinci kez Akçakoca Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Ve Akçakoca'da artık tanıdık hale gelen bir gelişme tekrar yaşandı:
Yeni yönetim, eski yönetimden kalan borcu açıkladı.
Bu kez açıklanan rakam 337 milyon TL oldu
Albayrak, 2024 yılında görevi devraldıktan sonra belediyenin mali durumuna ilişkin yaptığı açıklamada mevcut borcun yaklaşık 337 milyon TL olduğunu söyledi.
Albayrak'a göre bunun yaklaşık 38 milyon TL'si belediye şirketi ABİTAŞ'a aitti.
Henüz faturalandırılmamış giderlerin de ortaya çıktığını belirten Albayrak, toplam borcun 350-360 milyon TL seviyesine ulaşabileceğini ifade etti.
Bir kez daha altını çizmek gerekiyor:
Bu rakam Albayrak yönetiminin görevi devraldıktan sonra açıkladığı rakamdı.
Tıpkı 2019'da Yanmaz ve Yemenici arasında yaşanan tartışmada olduğu gibi, farklı dönemlerde açıklanan borç rakamlarını enflasyon, vade, faiz, şirket borçları ve hesaplama yöntemlerini dikkate almadan doğrudan birbirleriyle karşılaştırmak yanıltıcı olabilir.
Fakat 17 yıllık siyasi hafızanın ortaya koyduğu başka bir gerçek var:
Akçakoca'da neredeyse her yönetim değişikliğinde borç konuşuldu.
2009-2014 döneminde yatırımlar için kullanılan krediler konuşuldu.
2019'da Yanmaz ile Yemenici borç rakamları üzerinden karşı karşıya geldi.
2022'de tartışma yeniden alevlendi.
2024'te yeni yönetim tekrar yüksek bir borç açıkladı.
2026'da ise SGK borçlarının yapılandırılması yeniden belediye gündemine geldi. Başkan Vekili Alev Ünal da Temmuz 2026'da belediyelerin SGK borçlarının yapılandırılması gerektiği yönünde değerlendirmede bulundu.
Bu noktada Akçakocalının sorması gereken soru artık yalnızca:
“Belediyenin borcu ne kadar?”
değil.
Asıl soru:
“Akçakoca'da belediye maliyesi neden yönetim değişikliklerinin ardından tekrar tekrar aynı tartışmanın merkezine geliyor?”
ABİTAŞ neden sürekli gündemde?
Akçakoca'nın 17 yıllık belediyecilik tartışmasının bir diğer önemli ayağını belediye şirketleri oluşturuyor.
Özellikle ABİTAŞ'ın mali yapısı, personel sayısı ve işlettiği tesisler farklı dönemlerde tartışmaların merkezine yerleşti.
Albayrak 2024'te göreve geldiğinde ABİTAŞ'ın yaklaşık 38 milyon TL borcu bulunduğunu açıkladı.
Gezi teknesi Pusula da tartışılan işletmelerden biri oldu. Albayrak 2024'te yaptığı açıklamada teknenin 2023 gelir ve giderlerini karşılaştırarak işletmenin zarar ettiğini savundu.
Bu noktada sorun yalnızca tek bir tesisin kâr veya zarar etmesi değil.
Asıl mesele şu:
Akçakoca'nın turizm varlıkları belediye bütçesine sürdürülebilir gelir üreten yapılara dönüştürülebiliyor mu?
Su sorunu: Yıllar değişiyor, başlık neden değişmiyor?
Akçakoca'nın belediyecilik hafızasında en dikkat çekici başlıklardan biri su ve altyapı.
Farklı dönemlerde su depoları, isale hatları, kanalizasyon ve yağmur suyu yatırımları yapıldı.
Buna rağmen su ve altyapı ihtiyacı sonraki dönemlerde yeniden belediye gündemine girdi.
Bu durum geçmiş yatırımların hiç yapılmadığı anlamına gelmiyor.
Tam tersine, yapılan yatırımlara rağmen büyüyen nüfus, yaz aylarında artan kullanım, eskiyen altyapı ve yeni ihtiyaçların kalıcı planlama gerektirdiğini gösteriyor.
Üstelik mesele yalnızca şehir merkezinin içme suyu şebekesi değil.
2025 yılında Akçakoca Kaymakamlığı tarafından gerçekleştirilen muhtarlar toplantısında köylerdeki atık su ve kanalizasyon sorunları özel olarak gündeme alındı.
Kaymakamlık, derelere kontrolsüz şekilde bırakılan atık suların denizi kirletmesine izin verilmeyeceğini belirtirken köylerde kapalı foseptik sistemine geçilmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
Karadeniz kıyısında turizm iddiası taşıyan bir ilçe açısından bu başlık yalnızca altyapı meselesi değil.
Deniz, çevre, turizm ve halk sağlığı meselesi.
Akçakoca turizmde potansiyelinin neresinde?
Akçakoca'nın tartışmasız en büyük avantajlarından biri konumu.
İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropole ulaşılabilir mesafede bulunması, Karadeniz kıyıları, plajları, tarihi dokusu ve doğal alanları ilçeyi önemli bir turizm merkezi adayı haline getiriyor.
Nitekim 2026 yazında Akçakoca, Türkiye'nin uygun fiyatlı tatil destinasyonları arasında gösterildi.
Bu önemli bir avantaj.
Ancak 17 yıllık belediyecilik bilançosunda sorulması gereken soru yalnızca “Akçakoca'ya turist geliyor mu?” olmamalı.
Sorulması gereken:
Turist ilçede kaç gün kalıyor?
Turizm ekonomisi kaç aya yayılıyor?
Esnaf bu hareketlilikten ne kadar pay alıyor?
Sahil, otopark, ulaşım, temizlik ve altyapı yaz nüfusunu karşılayabilecek kapasiteye ulaştı mı?
Akçakoca yalnızca yaz hafta sonlarında yoğunlaşan bir destinasyon mu, yoksa dört mevsim turizm ekonomisi oluşturabildi mi?
İlçenin önümüzdeki yıllardaki gerçek turizm başarısını bu soruların cevapları belirleyecek.
Otopark ve trafik neden her yaz yeniden konuşuluyor?
Akçakoca'nın nüfusu yaz aylarında ziyaretçilerle birlikte artıyor.
Bu durum ilçe ekonomisine hareketlilik getirirken ulaşım, otopark, temizlik ve belediye hizmetleri üzerinde ciddi yük oluşturuyor.
Dolayısıyla otopark meselesini yalnızca “ücretli mi ücretsiz mi?” tartışmasına sıkıştırmak yeterli değil.
Asıl soru:
Akçakoca'nın ulaşım ve otopark kapasitesi yaz nüfusuna göre planlandı mı?
Bir turizm kentinde ziyaretçinin ilçeye girmesi kadar aracını bırakabileceği düzenli alan bulması, sahile ulaşabilmesi ve kent merkezinde trafik oluşturmadan hareket edebilmesi de turizm politikasının parçası olmak zorunda.
Her başkan bir şey yaptı; peki devamlılık sağlandı mı?
17 yıllık tabloyu incelerken yapılabilecek en büyük hata, her şeyi başarısızlık olarak sunmak olur.
Çünkü Akçakoca'ya yatırım yapıldı.
Terminal yapıldı.
Yollar ve kaldırımlar yenilendi.
Su ve kanalizasyon yatırımları gerçekleştirildi.
Meydan ve sahil düzenlemeleri yapıldı.
Belediye araçları alındı.
Parklar, sosyal alanlar ve turizm yatırımları gündeme geldi.
Kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüldü.
Farklı yönetimler ilçeye kendi dönemlerinin projelerini kazandırmaya çalıştı.
Fakat Akçakoca'nın önündeki daha büyük soru şu:
Yönetimler arasında kurumsal devamlılık sağlanabildi mi?
Bir yönetimin başlattığı proje diğer yönetim tarafından devam ettirildi mi?
Yoksa belediyecilik dönem dönem yeniden mi başladı?
Bir tesis açıldığında yalnızca açılış günü mü düşünüldü, beş yıl sonraki işletme maliyeti de hesaplandı mı?
Krediyle yapılan yatırımın ekonomik ömrü ile kredinin geri ödeme süresi birlikte planlandı mı?
Turizm yatırımlarının ilçeye gerçek ekonomik dönüşü ölçüldü mü?
Bu soruların cevabı tek bir belediye başkanının döneminden çok daha büyük bir meseleye işaret ediyor:
Kurumsal belediyecilik.
2026: Akçakoca'da beklenmedik yönetim değişimi
Fikret Albayrak'ın ikinci belediye başkanlığı dönemi normal seçim takvimi içerisinde 2029'a kadar sürecekti.
Ancak 2026 yılında yaşanan adli süreç belediye yönetimini değiştirdi.
Albayrak, hakkında yürütülen “icbar suretiyle irtikap” soruşturması kapsamında 23 Mayıs 2026'da tutuklandı ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırıldı.
17 Temmuz 2026'da ise konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye edildi. Yargı süreci devam ediyor.
Burada hukuki açıdan önemli bir ayrım bulunuyor:
Albayrak hakkındaki suçlama kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü anlamına gelmiyor. Yargı sürecinde masumiyet karinesi geçerliliğini koruyor.
Ancak adli sürecin belediye yönetiminde yarattığı siyasi ve idari sonuç somut oldu.
Akçakoca Belediye Meclisi yeni başkan vekilini belirlemek üzere toplandı.
Alev Ünal dönemi başladı

1 Haziran 2026'da gerçekleştirilen belediye meclisi seçiminin ardından Alev Balcı Ünal, Akçakoca Belediye Başkan Vekili oldu.
Ünal böylece Akçakoca'da belediye başkanlığı makamını temsil eden ilk kadın isim olarak kayıtlara geçti.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Alev Ünal doğrudan halkoyuyla belediye başkanı seçilmedi.
Fikret Albayrak'ın geçici olarak görevden uzaklaştırılmasının ardından Belediye Meclisi tarafından başkan vekili seçildi.
Bu nedenle Ünal'ın yaklaşık iki buçuk aylık görev süresini, Albayrak, Yemenici veya Yanmaz'ın yıllara yayılan belediye başkanlığı dönemleriyle aynı ölçekte değerlendirmek adil olmaz.
Ancak önündeki sorunları ortaya koymak mümkün.
Alev Ünal'ın önündeki büyük sınav
Ünal'ın önünde sıfırdan başlayan bir belediye yok.
17 yıllık yatırım, borç, proje ve sorun mirası var.
Üstelik bazı projelerin bir yönetimden diğerine aktarılması belediyecilikte devamlılığın önemini gösteriyor.
Ünal'ın Temmuz ayında önceki dönemde başlatılan kompost projesine ilişkin yaptığı açıklama bunun dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Projenin kıymetli olduğunu belirten Ünal, üretime geçmek istediklerini açıkladı.
Bu yaklaşımın Akçakoca'daki diğer yatırımlara da uygulanıp uygulanmayacağı önemli.
Çünkü belediye yatırımları başkanların kişisel projeleri değil, kamu kaynaklarıyla Akçakoca adına gerçekleştirilen yatırımlar.
İşe yarayan proje kim başlatmış olursa olsun devam etmeli.
Sorunlu proje ise siyasi gerekçelerle değil, kamu yararı ve mali veriler üzerinden yeniden değerlendirilmelidir.
Ünal'ın önünde hangi dosyalar var?
Birincisi mali yapı.
SGK borçlarının yapılandırılması konusu şimdiden Ünal'ın açıklamalarına girdi.
İkincisi su ve altyapı.
Yaz aylarında büyüyen nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak sürdürülebilir sistem gerekiyor.
Üçüncüsü turizm.
Akçakoca'nın büyük kentlere yakınlık avantajının günübirlik ziyaretin ötesinde ekonomik değere dönüştürülmesi gerekiyor.
Dördüncüsü trafik ve otopark.
Beşincisi çevre, sahil ve atık yönetimi.
Altıncısı ABİTAŞ ve belediye işletmelerinin mali sürdürülebilirliği.
Yedincisi önceki yönetimlerden kalan projeler.
Sekizincisi ise belki hepsinden önemli:
Belediyenin siyasi tartışmaların ötesinde kurumsal devamlılığının sağlanması.
Yerel basının 17 yıllık hafızası ne söylüyor?
Akçakoca'daki yerel basın arşivlerine bakıldığında dikkat çekici bir tekrar görülüyor.
Borç tartışılıyor.
Belediye şirketleri tartışılıyor.
Taşınmazlar tartışılıyor.
Projelerin maliyetleri tartışılıyor.
Önceki başkan ile mevcut başkan karşı karşıya geliyor.
2019'da Yanmaz ile Yemenici belediyenin borcunda anlaşamadı.
Sonraki yıllarda Yemenici, Yanmaz'ı sert şekilde eleştirdi; Yanmaz yönetimi ise kendi mali rakamlarını açıklayarak cevap verdi.
2024'te yönetim değişince bu kez Albayrak, devraldığı belediyenin mali durumunu kamuoyuna açıkladı.
2026'da Albayrak döneminde belediye meclisindeki bazı harcamalar üzerinden yeni bir siyasi tartışma yaşandı. Düzce Hür Haber'in de takip ettiği süreçte belediye meclisindeki tartışmalar kamuoyuna yansıdı.
Başkanlar değişmesine rağmen tartışmaların benzer başlıklarda yeniden ortaya çıkması, Akçakoca'nın yalnızca “kim yönetecek?” sorusuna değil, “nasıl bir yönetim modeli kurulacak?” sorusuna da cevap araması gerektiğini gösteriyor.
17 yılda siyasi tablo nasıl değişti?
Akçakoca'nın sandık sonuçları da dikkat çekici.
2009: Fikret Albayrak – CHP – 4.643 oy – %34
2014: Cüneyt Yemenici – AK Parti – 5.391 oy – %36,3
2019: Mehmet Okan Yanmaz – MHP – 6.911 oy – %41,48
2024: Fikret Albayrak – CHP – 6.131 oy – %37,41
2026: Alev Balcı Ünal – AK Parti – halkoyuyla değil, Belediye Meclisi tarafından başkan vekili seçildi.
17 yılda CHP, AK Parti ve MHP belediyeyi yönetti.
CHP yeniden seçimi kazandı.
Ardından yaşanan olağanüstü süreç nedeniyle belediye başkan vekilliği AK Partili bir isme geçti.
Dolayısıyla Akçakoca'nın bugünkü sorunlarını tek bir siyasi partiye veya tek bir belediye başkanına yüklemek 17 yıllık tabloyu açıklamaya yetmiyor.
Başkanlar değişti: Peki Akçakoca ne kazandı?
Akçakoca kuşkusuz 2009'daki Akçakoca değil.
İlçede fiziki yatırımlar yapıldı.
Sahil düzenlemeleri gerçekleştirildi.
Altyapıya para harcandı.
Turizm yatırımları geliştirildi.
Belediye araç filosu değişti.
Meydanlar ve sosyal alanlar oluşturuldu.
Farklı yönetimler kendi dönemlerinde ilçenin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yaptı.
Bugün de yalnızca belediye kaynaklı olmayan yatırımlar devam ediyor. Örneğin uzun yıllardır atıl durumda bulunan tarihi cezaevi binasının kütüphane ve kafeye dönüştürülmesine yönelik çalışma sürüyor.
Dolayısıyla mesele “Akçakoca'ya hiçbir şey yapılmadı” demek değil.
Böyle bir hüküm hem haksız hem de gerçeklerle bağdaşmaz.
Mesele şu:
Yapılan onca yatırıma rağmen neden bazı sorunlar kalıcı biçimde çözülemedi?
İşte 17 yılın hesabı burada başlıyor.
Akçakoca'nın cevap bekleyen 10 sorusu
1. Su ve altyapı neden hâlâ gündemden tamamen çıkmadı?
2. Her yönetim değişikliğinde belediye borcunun yeniden tartışılması neden bir Akçakoca klasiğine dönüştü?
3. Borç rakamlarının vatandaş tarafından kolayca karşılaştırılabileceği standart ve şeffaf bir mali tablo neden oluşturulamıyor?
4. Akçakoca'nın turizm ekonomisi neden sahip olduğu coğrafi avantaja rağmen daha güçlü biçimde 12 aya yayılamadı?
5. Yaz aylarında trafik, otopark, temizlik ve altyapı yükünü karşılayacak uzun vadeli kent planlaması yeterli mi?
6. Belediye şirketleri ve turistik işletmeler kamuya sürdürülebilir gelir sağlayabiliyor mu?
7. Bir başkanın başlattığı yatırım sonraki yönetim tarafından hangi kriterlere göre devam ettiriliyor veya değiştiriliyor?
8. Merkezi idarenin yatırımlarıyla belediyenin kendi yatırımları vatandaşın anlayabileceği şekilde birbirinden yeterince ayrılıyor mu?
9. Yapılan yatırımların yalnızca maliyeti değil, beş veya on yıl sonraki bakım ve işletme giderleri de kamuoyuna açıklanıyor mu?
10. Akçakoca'da belediyecilik neden dönemlerin toplamı olan kurumsal bir programa değil de zaman zaman başkanların dönemleri üzerinden tartışılıyor?
Asıl mesele parti değil, yönetim devamlılığı
Akçakoca'nın son 17 yılı çok önemli bir gerçeği ortaya koyuyor.
CHP geldi.
AK Parti geldi.
MHP geldi.
CHP yeniden geldi.
Şimdi başkan vekilliği görevinde AK Partili Alev Balcı Ünal bulunuyor.
Her yönetimin yaptığı işler var.
Her yönetimin eleştirildiği konular var.
Her dönemin kendine özgü ekonomik koşulları da var.
2009'un 12 milyon TL'lik kredisiyle 2024'ün yüz milyonlarca liralık belediye borcunu enflasyonu ve finansman koşullarını yok sayarak doğrudan karşılaştırmak doğru değil.
Aynı şekilde 2009 nüfusu ve turizm hareketliliğiyle 2026'nın hizmet ihtiyacını birebir kıyaslamak da mümkün değil.
Ancak değişmeyen bir gerçek var:
Belediyecilik seçimden seçime sıfırlanamaz.
Bir belediye başkanının yaptığı doğru yatırım sonraki başkanın da yatırımına dönüşür.
Bir dönemde alınan yanlış mali karar ise yıllarca sonraki yönetimlerin önüne çıkabilir.
İşte bu nedenle Akçakoca'nın geleceğini yalnızca bir sonraki belediye başkanının kim olacağı değil, yönetimler değişse bile devam edecek kurumsal bir belediyecilik anlayışının kurulup kurulamayacağı belirleyecek.
17 yılın ardından soru hâlâ masada
Akçakoca'nın potansiyeli konusunda çok az kişinin itirazı var.
Denizi var.
Tarihi var.
Doğası var.
İstanbul ve Ankara'ya yakınlığı var.
Turizm markası olabilecek değerleri var.
Üretimi var.
Esnafı var.
Ve ilçesine güçlü aidiyet duyan bir nüfusu var.
17 yıl içerisinde ilçeye yatırım da yapıldı.
O halde artık sorulması gereken soru daha açık:
Akçakoca neden hâlâ aynı sorunların bir bölümünü konuşuyor?
Sorun para mı?
Yanlış öncelikler mi?
Yetersiz gelir mi?
Artan yaz nüfusu mu?
Plansız büyüme mi?
Projelerde devamlılık eksikliği mi?
Belediye şirketlerinin mali yükü mü?
Yoksa bunların tamamının yıllar boyunca birbirine eklenmesi mi?
Bu sorunun cevabını tek başına Fikret Albayrak'ta, Cüneyt Yemenici'de, Mehmet Okan Yanmaz'da veya bugün Başkan Vekili Alev Balcı Ünal'da aramak kolaycılık olur.
Çünkü 17 yıllık tablo, Akçakoca'nın belediyecilik hikâyesinin tek bir isimden çok daha büyük olduğunu gösteriyor.
Şimdi Alev Balcı Ünal'ın önünde bu birikmiş dosya bulunuyor.
Onun döneminin gerçek değerlendirmesini yapmak için ise henüz erken.
Fakat bundan sonrası için ölçü belli:
Borç azalacak mı?
Altyapı güçlenecek mi?
Turizm daha fazla gelir üretecek mi?
Belediye şirketleri sürdürülebilir hale gelecek mi?
Başlayan projeler tamamlanacak mı?
Ve en önemlisi, birkaç yıl sonra Akçakocalılar yine aynı sorunları mı konuşacak?
Bu soruların cevabını bundan sonraki süreç verecek.
Ancak 2009'dan 2026'ya uzanan 17 yıllık belediyecilik hafızasının verdiği mesaj şimdiden açık:
“Akçakoca'nın artık yalnızca yeni projelere değil; yapılanı koruyan, maliyetini hesaplayan, sonuçlarını ölçen ve yönetimler değişse bile devam eden uzun vadeli bir kent politikasına ihtiyacı var.”
Düzce /AkçakocaYorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Eşi Telefonla Ulaşamayınca Yakınlarına Haber Verdi: Banyoda Ölü Bulundu




Son Haberler
Akçakoca belediye başkanları 17 yılda ne yaptı? İşte ilçenin belediyecilik karnesi



