Ebubekir Aygün
Köşe Yazarı
Ebubekir Aygün
 

SÜRESİZ NAFAKA SÜRESİZ ZULÜM MÜ?

Toplumumuzda süresiz nafaka meselesi uzun yıllardır tartışılmakta ve bu düzenlemeden birçok insan etkilenmektedir. Bu etkilenme meselesi o kadar fazla ki süresiz nafaka meselesini ana politikası haline getiren birçok siyasi parti bile mevcuttur. Hal böyle iken bu konunun hakkaniyetle çözülmesi yıllardır beklenmekte ise de çözüm bulunamamıştır. Toplumumuzda her ne kadar nafakanın sadece kadına verildiği düşünülse de evliliğin sonra ermesi ile yoksulluğa düşen tarafın erkek olması halinde erkek de nafaka talep edebilmektedir. Çocukların velayetini alan baba, çocuklar adına da iştirak nafakasının ödenmesini isteyebilir. Ancak genellikle kadınlar lehine nafakaya hükmedildiğinden nafaka alacaklısı kadınlar, nafaka borçlusu erkekler olarak bu konu değerlendirmektedir. Bu noktada konunun iki tarafı bulunmaktadır. Bir taraf nafaka alacaklısı olan kadınlar, diğer taraf ise kendisini nafaka mağdurları olarak tanımlayan ve sayısının yedi yüz bini bulduğu söylenen erkekler. Bir taraf erkeklerin gelirlerini asgari ücretten göstererek, kayıt dışı çalışarak, malvarlıklarını başkasının üzerine yaparak belirlenecek nafaka miktarını azalttığını; nafakaların ödenmemesi halinde şiddet endişesi ile yasal takip yollarını kullanamadıklarını, yasal yollara başvurulsa dahi alacağın tahsili için zorlandıklarını belirtmekte diğer taraf ise nafaka süresinin hâkimin takdirine bırakılmamasını, yasal çerçevenin süre ile sınırlandırılmasını, sosyal ve ekonomik durum göz önüne alınarak nafaka miktarının belirlenmesini, nafaka ödemesinin ihlali durumunda ortaya çıkan hapis cezasının kaldırılmasını, nafakanın süresiz olmadığı istenildiği zaman iptal edilebileceğine ilişkin algı oluşturulduğunu, kadınların da uzun yıllardır iş hayatına adapte olduğunu, kadını boşandığı erkeğin sırtına yük olarak verildiğini söylemektedir. Ünlülerin, magazin figürlerinin veya 2-3 zenginin eski eşlerinden aldığı nafakalardan yola çıkarak kadınların genelinin nafaka ile zenginleştiğini düşünmenin toplum gerçeğini yansıtmadığı apaçık ortadadır. Ancak bu olaylar çok fazla göz önünde yaşandığı için kadınların erkekler tarafından nafaka ile bordrolandığı, nafakayı gelir olarak düşünerek çalışmadığını düşünen sayısı da az değildir. Bunu düşünenler aynı zamanda erkeklerin fahiş nafakaları ödeyemeyerek yaklaşık 25 bin erkeğin hapis cezasına çarptırıldığını belirtmektedir. Laf aramızda kalsın ama durum hiç de erkeklerin söylediği gibi değil. Türk Medeni Kanunu’nun 176.maddesinde “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır” hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere kanun maddesi ile nafakanın ortadan kalkması için gerekli şartlar belirtilmiş olup nafakanın ortadan kalktığını iddia eden kişi bu madde uyarınca nafakanın kaldırılmasını her zaman isteyebilir. Aynı zamanda “nafaka mağduru” erkek maddi durumunda değişiklik olması durumunda nafakanın azaltılması için her zaman mahkemeye başvuru yapabilmektedir. Erkek tarafından nafakanın kaldırılması veya nafakanın azaltılması davası açılmış olması halinde ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davaların sonuna bırakılabiliyor. Hal böyle iken nafaka bedelinin kendilerini icralık ettiğini, hapislere düşürdüğünü iddia edenlerin iddiaları pek de gerçekçi değil. Bu konuda asıl mağdur sürekli zikredilen nafaka mağduru borçlu erkekler değil, nafaka alacaklılarıdır. Birçoğundan bu cüz’i miktardaki nafaka ile geçinmesi beklenmektedir. Toplumsal kabuller gereği yıllarca karısını çalıştırmayan eş, evlilik birliği sona erdikten sonra kadının çalışmasını ve geçimini sağlamasını istemektedir. Kaldı ki hükmedilen nafakaların çoğu 1000-1500 TL civarında olup kadının geçimini sağlayacak tutarlar değildir. Eğer bu noktada amaç adaletsizliğin giderilmesi ve hakkaniyetin sağlanması ise nafaka miktarlarının erkeklerin sosyal ve ekonomik durumunu da göz önüne alarak insani bir seviyeye yükseltilmesi gerekmektedir.
Ekleme Tarihi: 28 Temmuz 2023 - Cuma
Ebubekir Aygün

SÜRESİZ NAFAKA SÜRESİZ ZULÜM MÜ?

Toplumumuzda süresiz nafaka meselesi uzun yıllardır tartışılmakta ve bu düzenlemeden birçok insan etkilenmektedir. Bu etkilenme meselesi o kadar fazla ki süresiz nafaka meselesini ana politikası haline getiren birçok siyasi parti bile mevcuttur. Hal böyle iken bu konunun hakkaniyetle çözülmesi yıllardır beklenmekte ise de çözüm bulunamamıştır.

Toplumumuzda her ne kadar nafakanın sadece kadına verildiği düşünülse de evliliğin sonra ermesi ile yoksulluğa düşen tarafın erkek olması halinde erkek de nafaka talep edebilmektedir. Çocukların velayetini alan baba, çocuklar adına da iştirak nafakasının ödenmesini isteyebilir. Ancak genellikle kadınlar lehine nafakaya hükmedildiğinden nafaka alacaklısı kadınlar, nafaka borçlusu erkekler olarak bu konu değerlendirmektedir.

Bu noktada konunun iki tarafı bulunmaktadır. Bir taraf nafaka alacaklısı olan kadınlar, diğer taraf ise kendisini nafaka mağdurları olarak tanımlayan ve sayısının yedi yüz bini bulduğu söylenen erkekler. Bir taraf erkeklerin gelirlerini asgari ücretten göstererek, kayıt dışı çalışarak, malvarlıklarını başkasının üzerine yaparak belirlenecek nafaka miktarını azalttığını; nafakaların ödenmemesi halinde şiddet endişesi ile yasal takip yollarını kullanamadıklarını, yasal yollara başvurulsa dahi alacağın tahsili için zorlandıklarını belirtmekte diğer taraf ise nafaka süresinin hâkimin takdirine bırakılmamasını, yasal çerçevenin süre ile sınırlandırılmasını, sosyal ve ekonomik durum göz önüne alınarak nafaka miktarının belirlenmesini, nafaka ödemesinin ihlali durumunda ortaya çıkan hapis cezasının kaldırılmasını, nafakanın süresiz olmadığı istenildiği zaman iptal edilebileceğine ilişkin algı oluşturulduğunu, kadınların da uzun yıllardır iş hayatına adapte olduğunu, kadını boşandığı erkeğin sırtına yük olarak verildiğini söylemektedir.

Ünlülerin, magazin figürlerinin veya 2-3 zenginin eski eşlerinden aldığı nafakalardan yola çıkarak kadınların genelinin nafaka ile zenginleştiğini düşünmenin toplum gerçeğini yansıtmadığı apaçık ortadadır. Ancak bu olaylar çok fazla göz önünde yaşandığı için kadınların erkekler tarafından nafaka ile bordrolandığı, nafakayı gelir olarak düşünerek çalışmadığını düşünen sayısı da az değildir. Bunu düşünenler aynı zamanda erkeklerin fahiş nafakaları ödeyemeyerek yaklaşık 25 bin erkeğin hapis cezasına çarptırıldığını belirtmektedir.

Laf aramızda kalsın ama durum hiç de erkeklerin söylediği gibi değil.

Türk Medeni Kanunu’nun 176.maddesinde “İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır” hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere kanun maddesi ile nafakanın ortadan kalkması için gerekli şartlar belirtilmiş olup nafakanın ortadan kalktığını iddia eden kişi bu madde uyarınca nafakanın kaldırılmasını her zaman isteyebilir. Aynı zamanda “nafaka mağduru” erkek maddi durumunda değişiklik olması durumunda nafakanın azaltılması için her zaman mahkemeye başvuru yapabilmektedir. Erkek tarafından nafakanın kaldırılması veya nafakanın azaltılması davası açılmış olması halinde ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davaların sonuna bırakılabiliyor. Hal böyle iken nafaka bedelinin kendilerini icralık ettiğini, hapislere düşürdüğünü iddia edenlerin iddiaları pek de gerçekçi değil. Bu konuda asıl mağdur sürekli zikredilen nafaka mağduru borçlu erkekler değil, nafaka alacaklılarıdır. Birçoğundan bu cüz’i miktardaki nafaka ile geçinmesi beklenmektedir. Toplumsal kabuller gereği yıllarca karısını çalıştırmayan eş, evlilik birliği sona erdikten sonra kadının çalışmasını ve geçimini sağlamasını istemektedir. Kaldı ki hükmedilen nafakaların çoğu 1000-1500 TL civarında olup kadının geçimini sağlayacak tutarlar değildir. Eğer bu noktada amaç adaletsizliğin giderilmesi ve hakkaniyetin sağlanması ise nafaka miktarlarının erkeklerin sosyal ve ekonomik durumunu da göz önüne alarak insani bir seviyeye yükseltilmesi gerekmektedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcehurhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kürşat Erdem
(28.07.2023 14:04 - #177)
Konu hakkında en net bilgi, teşekkür ederiz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcehurhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.