Muhasebeciler günah keçisi olmak istemiyor

Muhasebeci ve mali müşavirlerin yaşadıkları sıkıntıları Düzceli Mali Müşavir ve Muhasebeci Ayhan Gümüş çarpıcı şekilde gözler önüne serdi. Gümüş, Türkiye’de yaşanan kayıtdışı ekonomiyi de anlatarak muhasebeci ve mali müşavirlerin günah keçisi olmasını istemediklerini ifade etti. Serbest muhasebeci ve mali müşavirler, yaşadıkları sıkıntıları dile getirmeye devam ederken maliye ile  mükellefleri arasında kalmaktan dolayı büyük sıkıntılar yaşıyor. Düzceli Muhasebeci Ayhan Gümüş’te kaldıkları ikilemi çarpıcı şekilde dile getirerek, gerekenlerin yapılmasını istedi. Ayhan Gümüş yaptığı açıklamada; “Meslekle ilgili bir sıkıntımızı anlatmaya çalışacağım. Türkiye'mizde Sosyal Güvenlik Sisteminde çok değişiklik yapıldı. 2002 de, 2008 de yasa değişti emeklilik şartları yeni yeni şartlara bağlandı. Eylül 1999’dan önceki sonraki diye ayırımlar yapıldı. 1975-1980’lerden sonra emekli olmak, SSK’lı olmak isteyenler bir yerlerde çalıştı, çalışmadan sigortalı olarak göründü. Ülkemizin durumu köylü, işçi, dar gelirlileri zorladı. Sigortalı olup emekli maaşı almaya çalıştılar. Çözüm aradılar, sorunlarını çözmek için talepleri oldu. EYT Dediğimiz grupta bulunan yaklaşık 2 milyon kişi erken emekli edildi. Ancak, SGK şimdi geriye doğru zaman aşımı dediğimiz 10 yıldan öncesine, 15-20 yıl önceye gidip “Siz çalıştınız mı? Birbirinizi tanıyor musunuz?” diye sözlü sorularla dar gelirli, emekli, işçi kesimin sigortasını iptal edip yeni yeni mağduriyetler oluşturmaktadır. 15-20 Yıl geriye doğru hizmetlerin silinmesi, işçi, emekli kesimini ve dul-yetimleri altından kalkılamaz ağır yükler altına sokmakta, mağduriyetler oluşmaktadır” dedi. “Kayıtdışı ile mücadele edilmeli” Ayhan Gümüş, sözlerini “kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele edilmesi gerekiyor” diyerek şöyle sürdürdü; “Tüm idarecilerimizi seviyor ve sayıyoruz. Türkiye'mize, geçmişe baktığımızda insanlar 1999 yasasından sonra SSK'lı görünmeye çalıştılar, İnşaatlarında bile SSK'lı göründüler. 2008 de 5510 sayılı yasa çıkarken herkes çoluk çocuğunu SSK’lı gösterdi. Türkiye'mizde kayıt dışı ekonomiyi hepiniz biliyorsunuz. 3 Milyon TL’ye ev satan 1 milyon TL’ye fatura düzenliyor, 5 milyona ev, araba satan bir milyon lira gösteriyor. Günlük 5-10 bin lira ciro yapan esnaf fatura, fiş düzenlemiyor. Biz meslek mensupları kayıt dışı ekonomiyi de kayıt dışı istihdamı da biliyoruz. Vergi dairesi, SGK, Tapu Müdürlükleri, Ticaret Odası, esnaf odası ve tüm yöneticilerimiz bunları biliyor. Ancak sahaya inip yerinde kontrol ve denetim ile lokanta, güzellik merkezleri, cafeleri denetlemiyorlar.  Bakkal, resturantlar, pazarcılar, kira alanlar, sanayiciler araba alıp satanlar, velhasıl tüm esnaf fatura, fiş düzenlemiyor. Bunların beyanlarını da biz veriyoruz. Biz devlet ile mükellef arasında köprü olduğumuzdan ne mükallefi ne de maliyeyi memnun edemiyoruz. Arada potansiyel suçlu olarak kalıyoruz. Ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Sonuç olarak biz mali müşavirler potansiyel suçlu olmaktan bıktık. Tüm kurumlar, vergi dairesi, SGK, İş-kur, ticaret odası, esnaf odaları sahaya inip kayıt dışı ekonomi ve evrakla mücadele etmeli, ekonomi kayıt altına alınmalı ki bizler de yaptığımız meslekten haz ve gurur duyalım, doğruyu yaptık diyelim. Bilerek ve görerek kayıt dışı ekonominin içinde gerçek dışı beyan ve bildirim yapmak zorunda olduğumuzdan mağdur durumda kalıyoruz.”
Ekleme Tarihi: 29.04.2024 - 13:55

Muhasebeciler günah keçisi olmak istemiyor

Muhasebeci Gümüş’ten çarpıcı kayıt dışı açıklaması

Muhasebeci ve mali müşavirlerin yaşadıkları sıkıntıları Düzceli Mali Müşavir ve Muhasebeci Ayhan Gümüş çarpıcı şekilde gözler önüne serdi. Gümüş, Türkiye’de yaşanan kayıtdışı ekonomiyi de anlatarak muhasebeci ve mali müşavirlerin günah keçisi olmasını istemediklerini ifade etti. Serbest muhasebeci ve mali müşavirler, yaşadıkları sıkıntıları dile getirmeye devam ederken maliye ile  mükellefleri arasında kalmaktan dolayı büyük sıkıntılar yaşıyor. Düzceli Muhasebeci Ayhan Gümüş’te kaldıkları ikilemi çarpıcı şekilde dile getirerek, gerekenlerin yapılmasını istedi. Ayhan Gümüş yaptığı açıklamada; “Meslekle ilgili bir sıkıntımızı anlatmaya çalışacağım. Türkiye'mizde Sosyal Güvenlik Sisteminde çok değişiklik yapıldı. 2002 de, 2008 de yasa değişti emeklilik şartları yeni yeni şartlara bağlandı. Eylül 1999’dan önceki sonraki diye ayırımlar yapıldı. 1975-1980’lerden sonra emekli olmak, SSK’lı olmak isteyenler bir yerlerde çalıştı, çalışmadan sigortalı olarak göründü. Ülkemizin durumu köylü, işçi, dar gelirlileri zorladı. Sigortalı olup emekli maaşı almaya çalıştılar. Çözüm aradılar, sorunlarını çözmek için talepleri oldu. EYT Dediğimiz grupta bulunan yaklaşık 2 milyon kişi erken emekli edildi. Ancak, SGK şimdi geriye doğru zaman aşımı dediğimiz 10 yıldan öncesine, 15-20 yıl önceye gidip “Siz çalıştınız mı? Birbirinizi tanıyor musunuz?” diye sözlü sorularla dar gelirli, emekli, işçi kesimin sigortasını iptal edip yeni yeni mağduriyetler oluşturmaktadır. 15-20 Yıl geriye doğru hizmetlerin silinmesi, işçi, emekli kesimini ve dul-yetimleri altından kalkılamaz ağır yükler altına sokmakta, mağduriyetler oluşmaktadır” dedi.

“Kayıtdışı ile mücadele edilmeli”
Ayhan Gümüş, sözlerini “kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele edilmesi gerekiyor” diyerek şöyle sürdürdü; “Tüm idarecilerimizi seviyor ve sayıyoruz. Türkiye'mize, geçmişe baktığımızda insanlar 1999 yasasından sonra SSK'lı görünmeye çalıştılar, İnşaatlarında bile SSK'lı göründüler. 2008 de 5510 sayılı yasa çıkarken herkes çoluk çocuğunu SSK’lı gösterdi. Türkiye'mizde kayıt dışı ekonomiyi hepiniz biliyorsunuz. 3 Milyon TL’ye ev satan 1 milyon TL’ye fatura düzenliyor, 5 milyona ev, araba satan bir milyon lira gösteriyor. Günlük 5-10 bin lira ciro yapan esnaf fatura, fiş düzenlemiyor. Biz meslek mensupları kayıt dışı ekonomiyi de kayıt dışı istihdamı da biliyoruz. Vergi dairesi, SGK, Tapu Müdürlükleri, Ticaret Odası, esnaf odası ve tüm yöneticilerimiz bunları biliyor. Ancak sahaya inip yerinde kontrol ve denetim ile lokanta, güzellik merkezleri, cafeleri denetlemiyorlar.  Bakkal, resturantlar, pazarcılar, kira alanlar, sanayiciler araba alıp satanlar, velhasıl tüm esnaf fatura, fiş düzenlemiyor. Bunların beyanlarını da biz veriyoruz. Biz devlet ile mükellef arasında köprü olduğumuzdan ne mükallefi ne de maliyeyi memnun edemiyoruz. Arada potansiyel suçlu olarak kalıyoruz. Ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Sonuç olarak biz mali müşavirler potansiyel suçlu olmaktan bıktık. Tüm kurumlar, vergi dairesi, SGK, İş-kur, ticaret odası, esnaf odaları sahaya inip kayıt dışı ekonomi ve evrakla mücadele etmeli, ekonomi kayıt altına alınmalı ki bizler de yaptığımız meslekten haz ve gurur duyalım, doğruyu yaptık diyelim. Bilerek ve görerek kayıt dışı ekonominin içinde gerçek dışı beyan ve bildirim yapmak zorunda olduğumuzdan mağdur durumda kalıyoruz.”

Albüme ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcehurhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.