Düzce’de Kriz Büyüyor: Gündoğdu’dan Özlü’ye Peş Peşe Ağır İddialar
Düzce’de Kriz Büyüyor: Gündoğdu’dan Özlü’ye Peş Peşe Ağır İddialar
Düzce’de son günlerin en çok konuşulan polemiği büyüyor.
Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü ile Marmara Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gündoğdu arasında yaşanan gerilim yeni bir açıklamayla adeta zirve yaptı. Gündoğdu, kendisine yönelik eleştirilerin ardından “cevap hakkını” kullanarak sert ifadeler içeren bir açıklama yayımladı.

Taraflar arasında daha önce başlayan söz düellosu, karşılıklı açıklamalarla giderek tırmanırken, Gündoğdu’nun son çıkışı kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.Açıklamasında Özlü’nün ifadelerine tepki gösteren Gündoğdu, suçlamaları reddederek ağır ithamlarda bulundu.
⚡“Cevap Hakkımı Kullanıyorum” Diyerek Sert Konuştu
Hüseyin Gündoğdu yaptığı yazılı açıklamada, kendisine yöneltilen eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, kamuoyunun yanlış bilgilendirildiğini öne sürdü. Açıklamada kullanılan sert dil, polemiğin daha da büyüyebileceği yorumlarına neden oldu.
İşte Gündoğdu'nun o açıklaması:
Sayın Faruk ÖZLÜ,
Açıklamanızı okudum. Bugüne kadar sorduğum ve geçiştirerek cevapsız bıraktığınız tüm o somut sorulara (ilinizin mücavir alan sınırlarından bile bihaber olmanız, Yığılca’da alet olduğunuz meşhur arsa olayı, Düzce'nin çöp çözümüne karşı önerimize zaman ayıramamanız, araç başı istenen para, vb.) tek bir cevap veremeyeceğinizi bildiğim için çaresizce algı operasyonuna ve dedikoduya sarılmanıza şaşırmadım. Ben de sizin yerinizde olsam cevap veremezdim. Çünkü bir ilin Belediye Başkanının, o ilin mücavir alanını dahi bilmemesi ve de üstüne üstlük bunu resmi yazıyla bildirmesi hayret vericidir. Sizin yerinizde olsam “partiye zarar vermemek” için istifa ederdim.
Bir Belediye Başkanlığı makamını, "Sizi tanıyan bir arkadaşınız cimri olduğunuzu söyledi, görünen o ki DOĞRUYMUŞ." gibi basit bir mahalle dedikodusu seviyesine indirgemeniz siyasi tükenmişliğinizin kanıtıdır. Şimdi size net bir soru daha yöneltiyorum: Benim cimri olduğumu hangi yakın arkadaşım söylemiştir? BUNUAÇIKLAMAZSANIZ müfterisiniz, hiç kaçmadan buna cevap vereceksiniz. Ben de sizi eğer haksız yere itibarsızlaştırmış ve iddialarımı ispatlayamamışsam, aynı şekilde müfteri ilan edilmeyi kabul ediyorum. Tekrar ediyorum, çünkü 1 seferde hiçbir soruma cevap vermiyorsunuz; bana hangi yakın arkadaşım cimri demiş, bunu açıklayacaksınız. Aksi takdirde sizi iftiracı olarak suçlayıp kamuoyunun takdirine bırakacağım. Ben de size “yakın bir arkadaşınız sizin için iki yüzlü, sinsi, içten pazarlıklı” dedi desem, ve onu bana söyleyeni ispat edemesem, o zaman ben de yalancı ve iftiracı olmam mı? Nefi’nin “Tahir Efendi bana kelb demiş, İltifâtı bu sözde zâhirdir, Mâlikîdir mezhebim zîrâ, İ'tîkâdımca kelb tâhirdir” mısrası bir anda aklıma gelmiştir. Gerçekleri yüzünüze vurduğum net üslubuma "avamî" demiş, bana iletişim uzmanı tavsiye etmişsiniz. Şunu bilin ki; benim doğruları anlatmak için sizin gibi devletin kasasından, milletin vergisiyle maaş ödeyip arkasına saklandığım danışmanlar ordusuna ihtiyacım bulunmamaktadır. Sırf destek aramak için, yazımız yayınlandıktan 5 dakika sonra koşa koşa bütün çok değer verdiğiniz bazı basın kuruluşuna sığınacak kadar telaşlı bir duruma da hayatım boyunca hiç düşmedim. Zamanınızı biraz da DÜZCE’ye hizmet için mi harcasanız acaba? Şahsımı itibarsızlaştıran ve hedef gösteren şahsınıza hatırlatırım; asıl cimrilik ve vizyonsuzluk, milletin bütçesiyle ve devletin imkanlarıyla yapılan binaları kendi cebinden yapmış gibi "benim eserim" diyerek satmak, en kibar deyimiyle el kesesinden ağalık yapmaktır! Bizi eser bırakmamakla itham etmeden önce, bu şehre sağladığımız devasa istihdamı ve devlete ödediğimiz milyarlarca liralık vergiyi göz önüne almanızı dilerdim. Tam da bu noktada Ziya Paşa'nın o meşhur beytini size hatırlatmak isterim: "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde." Sizin "eser" anlayışınız iş adamlarının ve devletin bütçesiyle şov yapmak olabilir; bizim eserimiz ise binlerce ailenin evine götürdüğü namuslu ekmek, bu ülkenin ekonomisine kattığımız can suyu ve sizler gibi reklamını yapmadığımız hayır işleridir. Bizler mutfak sanatlarını bir başkanın mutfak saltanatına çeviren kişiler değil, çalışanlarımızla aynı mutfakta yemek yiyen insanlarız. Hele ki bu eserlerinizle övünürken Düzce'yi "sömürge dönemi Hindistan'ına", kendinizi de "sömürgeci İngilizlere" benzettiğiniz o akıl almaz gaf; bilinçaltınızın ve bu aziz halka bakış açınızın ne kadar tehlikeli olduğunu tüm kamuoyuna ibretle göstermiştir.
DÜZCE HALKI KİMSENİN SÖMÜRGESİ DEĞİLDİR!
10 yıl önce, yarım dönem bakanlık yaptınız diye halen insanları kendinize "Sayın Bakan" olarak hitap etmeye zorlayan birisiniz. Bakanlık çok saygın bir kurumdur; halk ve kişiler bunu hak edene hak ettiği hitabı zaten yaparlar. Ancak zorlama ile “Sayın Bakan” diye hitap etmeleri için dayatmak, buna itibar etmek ve inanmak kibir göstergesidir. Yazınızda beni Düzce ile yüzleşmeye davet ediyorsunuz. Benim Düzce ile hesaplaşacak hiçbir şeyim olmadığını, Düzce‘ye hizmet konusunda asıl sorumlu olan ve bundan kaçan kişinin siz olduğunuzu bilmiyor ve bu sorumluluğa beni davet ediyorsanız, o zaman sizin siyasi misyonunuz sona ermiş demektir. Bize düşen ise emeklilik hayatında size selamet dilemektir. Nitekim İzmir’de yaptırdığınız ve güle güle oturmanızı dilediğim eviniz de, bana sanki Düzce’den demir almak üzere olduğunuzu düşündürmektedir. Hani diğer iş adamlarına da ismen aynı çağrıyı yapacaktınız? Sözünüzü niye tutmadınız? Yeni ve sessiz bir kayaya daha çarpmaktan mı korktunuz? Maalesef yanlış bir hedef seçtiğinizi zatıalinizin de farkında olduğu gibi, benim de aynı düşüncede olduğumubildiririm. Çünkü benim kim olduğumu, ülkeye ne hizmetler verdiğimi, yıllarca ödediğim vergiler sebebiyle ödüllendirildiğim vergi rekortmenliklerimi, hangi yolsuzlukları önlediğimi, devleti kaç milyar lira zarardan kurtardığımı bilmek isterseniz güzel bir dosya halinde size gönderebilirim. Bu vesile ile de bana haddimi bilmem için sipariş haberler yaptırmaz, ben de size haddinizi bildirmiş olurum. Bundan sonra açıklamalarınıza cevap vermeyeceğimi, ancak şahsımı ve kuruluşlarımı hedef alan, itibarsızlaştırmaya çalışan her açıklamanıza aynı düzeyde, hatta tokat gibi cevaplar vereceğimi bildiririm.Saygılarımla.dedi"
Gözler Faruk Özlü’nün Yeni Açıklamasında
Yaşanan tartışmanın ardından gözler şimdi Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün vereceği olası yanıta çevrildi. Taraflar arasındaki gerilimin nasıl sonuçlanacağı merak konusu olurken, sürecin önümüzdeki günlerde daha da sertleşebileceği konuşuluyo
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

