Mecnun Yüksel
Köşe Yazarı
Mecnun Yüksel
 

BİZİM CUMHURİYETİMİZ VAR

100 yıl önce  Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde zorlu mücadeleler sonucu işgal sona erdirilmiş , sonrasında bu aziz milletin mücadelesi en çağdaş yönetim şekli olan Cumhuriyet ile taçlandırılmış , demokrasinin  ve medeniyetin gerekleri çağdaş devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk tarafından adım adım yerine getirilmiştir. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ‘ Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.’ diyerek bundan 100 yıl önce bu cennet vatan bizlere emanet edildi.  Cansiparane mücadeleler sonunda egemenlik padişahtan millete teslim edildi. Cumhuriyet millete teslim edilirken hiçbir dogma , katı ve kalıplaşmış bir kural konulmadan hedef her daim akıl ve bilim olarak gösterildi.  Akıl ve bilimin toplumda egemen olması için düşüncesi , anlayışı ve vicdanı hür nesiller istendi.    Mustafa Kemal Atatürk ‘’ Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.’’ diyerek akıl ve bilime verilmesi gereken önemin altını çizmiştir. Cumhuriyetimizin 100’ncü yılında samimi bir analiz yapacak olursak kendi kendime  soruyorum. Muassır medeniyetler yarışında türk milleti olarak  neredeyiz ? Cevap ;   Hiçbir  milli üretim yapmadan tüketim ekonomisi içinde dışa bağımlı olarak yaşamaya devam ediyoruz.   Her 15 yılda bir ciddi ekonomik buhranlar yaşayıp milletçe yıpranıyoruz.   100 yılda dünya medeniyetine hediye etmiş olduğumuz kayda değer tek bir anlayış ve fikir dahi bulunmuyor.   Eğitimde kaliteyi önemsemeden niteliksiz nesil yetiştirmeye hızla devam ediyoruz.    Hayatta hiçbir gayesi ve hedefi olmayan milyonlarca genç bulunmakta.    Diplomalı işşizler ordusuna sahip bir milletiz.    İnsan inşasından ziyade betona ve binaya yatırım yapan bir millete sahibiz.    Yargının haklıyı değil de güçlüyü koruduğu , siyasi erklerin gölgesi ve tehdidi altında görev yaptığı , adalet inancının yerle yeksan olduğu zirve dönemleri yaşıyoruz.     Koca bir ulusun büyük bir bölümünün bilime değilde kadere inandığı , kitle siyasetinin içerisinde bireyin yok edildiği , temel hak ve özgürlüklerin kamu yararına terk edildiği , kader kaza diyerek sorumluluk bilincinin altüst edildiği , toplumun dini ve manevi duygularının siyasi erkler tarafından ciddi anlamda istismar edildiği , bu duygular üzerinden kamplaşmalar yaratılarak milletin  birbirine karşı kindarlaştırıldığı bir toplumda yaşıyoruz.     Cumhuriyet yanlısı olan kitlelerin toplum mühendisliğine kalkıştığı , halktan kopuk ayrılıkçı ve yukardan bakan , ilerici bakış aşısından uzak ezber sloganlar peşinde koştuğu , yaşam şekilleri üzerinden siyaset yapılmaya çalışıldığı , aydınlıkçı düşünce yapısından uzak Atatürk’ü ve cumhuriyeti asla anlamamış , anlamalarının da pek de mümkün olmadığı yıkıcı dönemlerden geçiyoruz.      Cumhuriyet ideallerinin tam aksi yönünde hızla yol alan bir ulusun genç bir üyesi olarak içinde bulunduğumuz durumdan ciddi endişeler duyan biri olsam da Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesin de ki  ‘ Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur ! sözlerinin ışığında bir neslin uyanması umuduyla  CUMHURİYETİMİZİN 100’ncü yılını kutluyor , ahlaka , akla ve bilime ,  demokrasiye ve evrensel hukuk değerlerine  inanmış ve bunun için vargücüyle çalışan bir toplum olma umuduyla YAŞASIN CUMHURİYET diyorum
Ekleme Tarihi: 03 Kasım 2023 - Cuma
Mecnun Yüksel

BİZİM CUMHURİYETİMİZ VAR

100 yıl önce  Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde zorlu mücadeleler sonucu işgal sona erdirilmiş , sonrasında bu aziz milletin mücadelesi en çağdaş yönetim şekli olan Cumhuriyet ile taçlandırılmış , demokrasinin  ve medeniyetin gerekleri çağdaş devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk tarafından adım adım yerine getirilmiştir.

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları ‘ Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.’ diyerek bundan 100 yıl önce bu cennet vatan bizlere emanet edildi. 

Cansiparane mücadeleler sonunda egemenlik padişahtan millete teslim edildi.

Cumhuriyet millete teslim edilirken hiçbir dogma , katı ve kalıplaşmış bir kural konulmadan hedef her daim akıl ve bilim olarak gösterildi. 

Akıl ve bilimin toplumda egemen olması için düşüncesi , anlayışı ve vicdanı hür nesiller istendi.

   Mustafa Kemal Atatürk ‘’ Ben, manevî miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım, ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü müşkülât önünde, belki gâyelere tamamen eremediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir.’’ diyerek akıl ve bilime verilmesi gereken önemin altını çizmiştir.

Cumhuriyetimizin 100’ncü yılında samimi bir analiz yapacak olursak kendi kendime  soruyorum.

Muassır medeniyetler yarışında türk milleti olarak  neredeyiz ?

Cevap ;

  Hiçbir  milli üretim yapmadan tüketim ekonomisi içinde dışa bağımlı olarak yaşamaya devam ediyoruz.

  Her 15 yılda bir ciddi ekonomik buhranlar yaşayıp milletçe yıpranıyoruz.

  100 yılda dünya medeniyetine hediye etmiş olduğumuz kayda değer tek bir anlayış ve fikir dahi bulunmuyor.

  Eğitimde kaliteyi önemsemeden niteliksiz nesil yetiştirmeye hızla devam ediyoruz.

   Hayatta hiçbir gayesi ve hedefi olmayan milyonlarca genç bulunmakta.

   Diplomalı işşizler ordusuna sahip bir milletiz.

   İnsan inşasından ziyade betona ve binaya yatırım yapan bir millete sahibiz.

   Yargının haklıyı değil de güçlüyü koruduğu , siyasi erklerin gölgesi ve tehdidi altında görev yaptığı , adalet inancının yerle yeksan olduğu zirve dönemleri yaşıyoruz.

    Koca bir ulusun büyük bir bölümünün bilime değilde kadere inandığı , kitle siyasetinin içerisinde bireyin yok edildiği , temel hak ve özgürlüklerin kamu yararına terk edildiği , kader kaza diyerek sorumluluk bilincinin altüst edildiği , toplumun dini ve manevi duygularının siyasi erkler tarafından ciddi anlamda istismar edildiği , bu duygular üzerinden kamplaşmalar yaratılarak milletin  birbirine karşı kindarlaştırıldığı bir toplumda yaşıyoruz.

    Cumhuriyet yanlısı olan kitlelerin toplum mühendisliğine kalkıştığı , halktan kopuk ayrılıkçı ve yukardan bakan , ilerici bakış aşısından uzak ezber sloganlar peşinde koştuğu , yaşam şekilleri üzerinden siyaset yapılmaya çalışıldığı , aydınlıkçı düşünce yapısından uzak Atatürk’ü ve cumhuriyeti asla anlamamış , anlamalarının da pek de mümkün olmadığı yıkıcı dönemlerden geçiyoruz.

 

   Cumhuriyet ideallerinin tam aksi yönünde hızla yol alan bir ulusun genç bir üyesi olarak içinde bulunduğumuz durumdan ciddi endişeler duyan biri olsam da Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesin de ki  ‘ Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr-ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur ! sözlerinin ışığında bir neslin uyanması umuduyla  CUMHURİYETİMİZİN 100’ncü yılını kutluyor , ahlaka , akla ve bilime ,  demokrasiye ve evrensel hukuk değerlerine  inanmış ve bunun için vargücüyle çalışan bir toplum olma umuduyla YAŞASIN CUMHURİYET diyorum

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcehurhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.