Uyuşturucuda etkin çözüm bataklığı kurutmak

Asayiş (HürHaber) - Hür Haber Merkezi | 04.09.2023 - 11:34, Güncelleme: 04.09.2023 - 11:41
 

Uyuşturucuda etkin çözüm bataklığı kurutmak

Ülkemizde ve özellikle Düzce’ de son yıllarda gözle görülür şekilde uyuşturucu kullanımının hızla arttığı görülüyor.
Düzce Barosu’na kayıtlı  Avukat Mecnun Yüksel  uyuşturucu ile mücadelede  çok yönlü bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.Son dönemde bütün ülkenin kabusu uyuşturucu kullanımının yangınlaşması oldu. Alınan bütün önlemlere rağmen kolay ulaşılabilirliğinin yanı sıra uyuşturucu kullanma yaşının oldukça düşmesi hem anne ve babaların hem de uyuşturucu ile mücadele eden kurumların korkulu rüyası oluyor. Bu noktada Düzce’de de hem Başsavcı Yasin Emre hem Emniyet ve Jandarma narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri hemde polis ve jandarma ekipleri zehir tacirleriyle etkin şekilde mücadele etmeye çalışıyor. Son aylarda yapılan başarılı operasyonlar, zehir tacirlerine Düzce’de büyük darbe vurmuş olsa da maalesef bitirilemiyor.  Uyuşturucu ile mücadelenin yasal süreçleri nasıl işliyor? Cezalar yeterli mi? Uyuşturucu ile mücadele edilebiliyor mu? Düzce Barosu Avukatı Mecnun Yüksel, uyuşturucu kullanım yaşının oldukça düştüğünü belirterek, Düzce’nin güvenliğini tehdit eder boyutlara ulaştığını belirtti. Av. Yüksel; “Uyuşturucu, Dünya Sağlık Örgütü'nün genel kabul gören tarifine göre 'Vücuda girdiğinde davranışsal, ruhsal ve beden üzerinde değişikliklere neden olan, bağımlılık yapabilen kimyasal maddelere verilen adtır'. Düzce’nin güvenliğini tehdit eden en önemli sorunlarının başında uyuşturucu kullanımı geliyor. Son yıllarda Düzce'de gözle görülür bir şekilde uyuşturucu kullanım oranı hızla artış göstermektedir. Uyuşturucu kullanım yaşı 10-15 yaş aralığına kadar düşmüş olup, bu durum toplum sağlığını ciddi anlamda tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Düzce'de narkotik haberlerindeki artış bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle sentetik uyuşturucu olan ‘metamfetamin’ kullanımında gözle görülür şekilde keskin bir artış söz konusudur. Yerelde korkutucu seviyelere ulaşan bu durum artık acil kodunda mücadele edilmesi gereken çok boyutlu bir soruna dönüşmüştür” ; “Cezalar caydırıcı olmalı”  Av. Mecnun Yüksel, her uyuşturucu vakasında caydırıcı cezaların verilemediğini de dikkat çekerek; şunları söyledi, “5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu uyuşturucu suçlarını ikiye ayırmıştır. Birincisi uyuşturucu kullanımı, ikincisi ise uyuşturucu ticaretidir. Her ne kadar ilk defa uyuşturucu kullandığı tespit edilen bir kişinin alacağı ceza miktarı 2 ila 5 yıl arasında değişse de soruşturma aşamasında kamu davasının ertelenmesi kararı verilerek doğrudan hapis cezası verilmesi öngörülmemiştir. Erteleme süresi içerisinde verilen yükümlülüklere uygun davranmayan şüpheli hakkında kamu davası açılır, ancak orda da kanunun bir diğer ilgili maddesi devreye girerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunluluğu vardır.  Sonuç olarak uyuşturucu kullanan birinin hapis cezası alması birçok uyuşturucu kullanım dosyasının bir araya gelmesiyle mümkündür. Sorunuzun cevabına gelince, izah edildiği üzere uyuşturucu kullanan herkesin caydırıcı bir ceza alma ihtimali çok düşüktür.” “Cezaların yanı sıra uyuşturucuya iten faktörlerde ortadan kaldırılmalı’’ Avukat Mecnun Yüksel, uyuşturucu kullanımın caydırıcılığının artırılması için verilen cezaların artırılmasının yanı sıra insanları uyuşturucu kullanımına iten faktörlerinde ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu, “Toplum ve coğrafya olarak vereceğimiz cevabı az çok tahmin edebiliyorum. Cezasını arttırmalıyız. Ama bir hukukçu olarak cezayı arttırmak tek başına asla bir çözüm olmayacaktır. Önemli olan sorunun kaynağına inilerek uyuşturucu kullanımına etki eden tüm faktörlerin tek tek farkına varmaktır. Öncelikle uyuşturucun ne olduğu, kullanıldığında nasıl sonuçlar doğurduğunu 7'den 70'e tüm bireylerimizin idrak etmesi gerekir. Bu idraktaki her türlü zaafiyet bize olumsuz anlamda geri dönüş yapacaktır. Madde hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan gençler ve yetişkinler bazen merak duygusu ile bazen dikkat çekme arzusu ile bazen de psikolojik problemleri sebebiyle maddenin tuzağına düşerek bağımlılık yolunda sonu genelde ölüm olan çok riskli adımlar atmaktadırlar. Hem bireyi hem toplumu bu illetten koruma adına bilgilendirme çalışmaları, kamu spotları, eğitim programları hazırlamak ve özellikle ebeveynleri, gençleri bu konu hakkında bilgi sahibi kılmak çok önemli bir risk önleyici çalışmadır. Bu önleyici çalışmalar sayesinde maddenin ölümcül içeriği hakkında bilgi sahibi olan kişiler, maddeye daha az eğilim duymakta ve temiz kalan bireyler sayesinde toplum da temiz kalabilmektedir. Bilinçlendirme programlarının yanı sıra ilaç tedavisi, psikoterapi seansları, sosyal destek, sanat ve daha birçok alan kullanılabilecek alternatif tedavi dallarındandır. Bu tedaviler uygulanarak uzun bir süreçte, sabır ve emekle madde bağımlılığının üstesinden hasta-uzman iş birliği ile gelinilebilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli korunma yolu maddeye hiç başlamamaktır. Sonuç olarak özetle uyuşturucu kullanımı ile ilgili sorunla bireyi ve aileyi merkeze alan bir bakış açısıyla devlet, sivil toplum örgütleri, uyuşturucu ile mücadele dernekleri, ebeveynler ve daha birçok ilgili kurum ve kuruluşun organize çalışmasıyla üstesinden gelinebilinir. Sorunun kaynağını temizlemeden ortaya çıkan sonuçlara ceza vermek hiçbir zaman sorunu çözmeyecektir.”
Ülkemizde ve özellikle Düzce’ de son yıllarda gözle görülür şekilde uyuşturucu kullanımının hızla arttığı görülüyor.

Düzce Barosu’na kayıtlı  Avukat Mecnun Yüksel  uyuşturucu ile mücadelede  çok yönlü bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.Son dönemde bütün ülkenin kabusu uyuşturucu kullanımının yangınlaşması oldu. Alınan bütün önlemlere rağmen kolay ulaşılabilirliğinin yanı sıra uyuşturucu kullanma yaşının oldukça düşmesi hem anne ve babaların hem de uyuşturucu ile mücadele eden kurumların korkulu rüyası oluyor. Bu noktada Düzce’de de hem Başsavcı Yasin Emre hem Emniyet ve Jandarma narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri hemde polis ve jandarma ekipleri zehir tacirleriyle etkin şekilde mücadele etmeye çalışıyor. Son aylarda yapılan başarılı operasyonlar, zehir tacirlerine Düzce’de büyük darbe vurmuş olsa da maalesef bitirilemiyor. 

Uyuşturucu ile mücadelenin yasal süreçleri nasıl işliyor? Cezalar yeterli mi? Uyuşturucu ile mücadele edilebiliyor mu?
Düzce Barosu Avukatı Mecnun Yüksel, uyuşturucu kullanım yaşının oldukça düştüğünü belirterek, Düzce’nin güvenliğini tehdit eder boyutlara ulaştığını belirtti. Av. Yüksel; “Uyuşturucu, Dünya Sağlık Örgütü'nün genel kabul gören tarifine göre 'Vücuda girdiğinde davranışsal, ruhsal ve beden üzerinde değişikliklere neden olan, bağımlılık yapabilen kimyasal maddelere verilen adtır'. Düzce’nin güvenliğini tehdit eden en önemli sorunlarının başında uyuşturucu kullanımı geliyor. Son yıllarda Düzce'de gözle görülür bir şekilde uyuşturucu kullanım oranı hızla artış göstermektedir. Uyuşturucu kullanım yaşı 10-15 yaş aralığına kadar düşmüş olup, bu durum toplum sağlığını ciddi anlamda tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Düzce'de narkotik haberlerindeki artış bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle sentetik uyuşturucu olan ‘metamfetamin’ kullanımında gözle görülür şekilde keskin bir artış söz konusudur. Yerelde korkutucu seviyelere ulaşan bu durum artık acil kodunda mücadele edilmesi gereken çok boyutlu bir soruna dönüşmüştür” ;

“Cezalar caydırıcı olmalı”
 Av. Mecnun Yüksel, her uyuşturucu vakasında caydırıcı cezaların verilemediğini de dikkat çekerek; şunları söyledi, “5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu uyuşturucu suçlarını ikiye ayırmıştır. Birincisi uyuşturucu kullanımı, ikincisi ise uyuşturucu ticaretidir. Her ne kadar ilk defa uyuşturucu kullandığı tespit edilen bir kişinin alacağı ceza miktarı 2 ila 5 yıl arasında değişse de soruşturma aşamasında kamu davasının ertelenmesi kararı verilerek doğrudan hapis cezası verilmesi öngörülmemiştir. Erteleme süresi içerisinde verilen yükümlülüklere uygun davranmayan şüpheli hakkında kamu davası açılır, ancak orda da kanunun bir diğer ilgili maddesi devreye girerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması zorunluluğu vardır.  Sonuç olarak uyuşturucu kullanan birinin hapis cezası alması birçok uyuşturucu kullanım dosyasının bir araya gelmesiyle mümkündür. Sorunuzun cevabına gelince, izah edildiği üzere uyuşturucu kullanan herkesin caydırıcı bir ceza alma ihtimali çok düşüktür.”

“Cezaların yanı sıra uyuşturucuya iten faktörlerde ortadan kaldırılmalı’’

Avukat Mecnun Yüksel, uyuşturucu kullanımın caydırıcılığının artırılması için verilen cezaların artırılmasının yanı sıra insanları uyuşturucu kullanımına iten faktörlerinde ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu, “Toplum ve coğrafya olarak vereceğimiz cevabı az çok tahmin edebiliyorum. Cezasını arttırmalıyız. Ama bir hukukçu olarak cezayı arttırmak tek başına asla bir çözüm olmayacaktır. Önemli olan sorunun kaynağına inilerek uyuşturucu kullanımına etki eden tüm faktörlerin tek tek farkına varmaktır. Öncelikle uyuşturucun ne olduğu, kullanıldığında nasıl sonuçlar doğurduğunu 7'den 70'e tüm bireylerimizin idrak etmesi gerekir. Bu idraktaki her türlü zaafiyet bize olumsuz anlamda geri dönüş yapacaktır. Madde hakkında yeterli bilgi sahibi olmayan gençler ve yetişkinler bazen merak duygusu ile bazen dikkat çekme arzusu ile bazen de psikolojik problemleri sebebiyle maddenin tuzağına düşerek bağımlılık yolunda sonu genelde ölüm olan çok riskli adımlar atmaktadırlar. Hem bireyi hem toplumu bu illetten koruma adına bilgilendirme çalışmaları, kamu spotları, eğitim programları hazırlamak ve özellikle ebeveynleri, gençleri bu konu hakkında bilgi sahibi kılmak çok önemli bir risk önleyici çalışmadır. Bu önleyici çalışmalar sayesinde maddenin ölümcül içeriği hakkında bilgi sahibi olan kişiler, maddeye daha az eğilim duymakta ve temiz kalan bireyler sayesinde toplum da temiz kalabilmektedir.

Bilinçlendirme programlarının yanı sıra ilaç tedavisi, psikoterapi seansları, sosyal destek, sanat ve daha birçok alan kullanılabilecek alternatif tedavi dallarındandır. Bu tedaviler uygulanarak uzun bir süreçte, sabır ve emekle madde bağımlılığının üstesinden hasta-uzman iş birliği ile gelinilebilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli korunma yolu maddeye hiç başlamamaktır. Sonuç olarak özetle uyuşturucu kullanımı ile ilgili sorunla bireyi ve aileyi merkeze alan bir bakış açısıyla devlet, sivil toplum örgütleri, uyuşturucu ile mücadele dernekleri, ebeveynler ve daha birçok ilgili kurum ve kuruluşun organize çalışmasıyla üstesinden gelinebilinir. Sorunun kaynağını temizlemeden ortaya çıkan sonuçlara ceza vermek hiçbir zaman sorunu çözmeyecektir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve duzcehurhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.